bi kaç fıkraa

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

bi kaç fıkraa

Mesaj tarafından verdonking Bir Çarş. 17 Ara. 2008 - 20:50

Bilim adamları, birgün mağarada yaşı 1.582.903 olan bir insan fosili bulur, bu fosili istihbarat teşkilatlarını sınamak amacıyla kullanma kararı alırlar. Önce Japon istihbaratı mağaraya girer ve 15 dk sonra dışarı çıkıp derler ki;
- Bu fosilin yaşı 1.400.000 ila 1.600.000 arasında...
Daha sonra CIA girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde çıkarlar:
- Bufosilin yaşı 1.500.000 ila 1.600.000 arasında, derler...
Hemen ardından KGB girer ve sırf Amerikalılara inat içerde 2 gün kalırlar. 49. saatte çıkar derler ki;
- Bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.550.000 ila 1.600.000 arasında...
En son olarak bizim MİT girer. Aradan bir hafta geçer mağaradan ses yok, 1 ay olur ses yok, 1.5 ay olur ses yok. Mağaranın dışında bekleşen gazeteciler daha fazla beklemeyip içeri girerken bizimkilerden biri çıkar dışarıya... Yaka paça dağılmış gömleğin yarısı dışarıda... Sigarası için bir ateş ister, sigarasını yakar, o sırada gazeteciler heyecanla;
- İçeride çalışmalar nasıl efendim? Fosilin yaşını bulabildiniz mi?
Bizimki sigaradan bir fırt çeker ve;
- Fosilin yaşı tam olarak 1.582.903, der.
Bunu duyan gazeteciler şaşkınlıkla sorarlar:
- Nasıl başardınız bunu, fosilin yaşını tam olarak nasıl tahmin ettiniz?
Bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve derki;
- Zor oldu ama "Konuşturduk p***vengi"



Hitler ve Stalin bir barda oturmaktadirlar. Bir adam içeri girer ve barmene bunlar Hitler ve Stalin degil mi diye sorar. Barmen "Evet, onlar" der.

Sonra adam onlara dogru yürür ve sorar:
"Selam, ne yapiyorsunuz?"
Hitler cevaplar:
"3. Dünya savasini planliyoruz."
Adam sorar. "Gerçekten mi? Neler olacak?"

Hitler: "Bu sefer 14 milyon yahudiyi ve bir bisiklet tamircisini öldürecegiz" der.

Adam sorar: "Bir bisiklet tamircisi mi???!"

Hitler Stalin'e döner ve der ki:

"Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon yahudiyi takmayacagini söylemistim!"




ikinci Dünya Savaşı sırasında ingiltere Başbakanı Churchill radyoda
konuşma yapmaya gidiyormuş. Radyoevinin kapısına gelince, bindiği
taksinin şoförüne sormuş:

- Beni yarım saat bekleyebilir misin?

Karanlıkta müşterisinin yüzünü seçemeyen şoför:

- Özür dilerim, sör, ama başbakanın konuşmasını dinleyeceğim.

Churchill yurttaşının bu ilgisinden pek hoşnut kalarak iki sterlin
uzatmış. Şoför parayı aldıktan sonra yerlere eğilerek selam vermiş:
tikmişim Churchill'i, sizi bekliyorum, efendim.



Yağmur ve fırtına olan bir günde adam zar zor bir taksi çeviriyor. Taksi soforu adama nereye gidecegini soruyor ve cok yakin ben oraya gitmem diyerek kapiyi kapatip basip gidiyor.

Adam sirilsiklam sinirli bir sekilde evine gidiyor. Ertesi gun adam isine giderken gunluk guneslik cok guzel bir havada taksi duraginda onceki gun gordugu taksiciyi ucuncu sira goruyor, adam ilk siradaki taksiye binerek havaalani ne kadar diye soruyor taksici 10 milyon diyor, adam ben sana 20 milyon verecegim ama yolda giderken sana bir kere basacagim diyor.

Taksici adama kizarak sapik in asagiya diyor ,adam sen Taksici kizarak adami kovuyor adamda sen vermezsen verecek biri vardir elbet diyor ve onceki gun onu taksiye almayan taksiciye sira geliyor.

Adam taksiye biniyor ve havaalani ne kadar diye soruyor.. Taksici 10 milyon diyor adam ben sana 20 milyon verecegim diyor
yalniz giderken duraktaki taksicilere el sallayacaksin.....




Yeni evli bir cift karsilikli konusuyormus karisi:
"Sana birsey söylemek istiyorum ama yanlis anlama
seninle iliskiye girmek güzel ama seyin cok büyük(50cm burasi önemli) ve canim yaniyor duyduguma göre ilerdeki ormanda bir göl varmis gölün basinda bir kurbaga yasiyormus bu kurbagaya gidip benimle evlenirmisin diye sorarsan ve sana HAYIR derse 10cm kisaliyormus" demis.Adam karisinin dedigini yapmis ve ertesi gün ilk is olarak ormana gitmis ve sözü gecen kurbagayi bulup
"Benimle evlenirmisin?" diye sormus
bunun üzerine kurbaga
"HAYIR" demis
adam bi kosu eve dönüp kontrol etmis gercektende 10cm kisalmis hemen karisiyla iliskiye girmis her ikiside memnun yatarken karisi
"yarin gitsende bi daha sorsan" demis.adaminda hosuna gittigi icin ertesi gün tekrar kurbagaya
"Benimle evlenirmisin?" demis kurbagadan yine "HAYIR" cevabini alip 30cm le eve gelmis karisiyla tekrar yatmis.
Bu defa adam "son bir kez daha gidicem ozaman tam istedigim boyda olucak" deyip evden cikmis ve kurbagayi bulmus.Kurbaga:"Yinemi sen?"
"Evet ben,benimle evlenirmisin?"
Kurbaga cok sinirli bir bicimde cevaplamis

"HAYIR HAYIR HAYIR"


Bir gün otururken pamuk prenses demiş ki: - Benim çadırımda sihirli ayna var girip sorayım hala en güzel ben mıyım?
Çadıra girip çıkan pamuk prenses demiş ki:
- Aynaya sordum hala en güzel benmişim.
Bunun üzerine herkul :
- Bir de ben sorayım hala en kuvvetli ben miyim ?
Ve çadıra girer. Çadırdan çıkınca derki
- Hala en kuvvetli benmişim.

Sıra notre dame'ın kamburuna gelmiştir. Oda
En çirkin hala ben mıyım sorayım diye çadıra girer.

Çadırdan on karış suratla çıkan nortedome'ın kamburu sınırlı bir
şekilde derki;
- Kim lan bu Reha Muhtar?



Ismail isminde bir adam olum doseginde karisina :
- "Karicigim, ben olmek uzereyim. Tanriya dua ettim, eger karim ben
oldukten sonra bir erkekle yatarsa ahirette kendi etrafimda bir kez
donecegim. Eger benim obur duyada rahat etmemi istiyorsan lutfen
benden sonra hic bir erkekle yatma olur mu?" Kadin:
-"Kocacigim o nasil soz, tabii ki sana oldukten sonra da sadik
kalacagim", der ve Ismail olur. Yillar sonra kadin da olur ve obur
dunyaya gider kocasini aramaya baslar. Kapidaki gorevliye sorar:
-"Kocami ariyorum ismi Ismail", Gorevli:
- "Hangi Ismail? hanimefendi, burda milyonlarca Ismail var." Kadin:
- "Arasira kendi etrafinda bir kez donen birisidir." Gorevli:
- "Ha, sen topac Ismail i ariyorsun, az ileride".


Evin annesi ütü yaparken, evin küçük yaramazıda salonda oyuncak
treniyle oynuyomuş... Derken annesi bir kulak kabartmış ki oğlan şöyle bağırıyor :

EVET..!! SON DURAĞA GELDİK..!! DUYMADINIZ MI ALLAHIN CEZALARI HALA NE OTURUYOSUNUZ?? ÇABUK DEFOLUN İNİN AŞAĞI..!!!

Bunları duyan anne neye uğradığını şaşırmış doğru salona koşmuş:

Sen nerden öğrendin bakıyım böyle konuşmayı?? Ne kadar ayıp... Şimdi doğru odana gidiyosun tam 2 saat cezalısın.... Bi daha da ağzından öyle kötü sözler duymayayım..!!

2 saat sonra küçük afacan tekrar salona dönmüş, treninin başına
oturmuş...Annesi de mutfakta yemek yapıyomuş, derken yine
oğlanın konuşmalarını duymuş:

Sayın yolcularımız, işte son durağa geldik...Umarız çok güzel bir
yolculuk geçirmişsinizdir... Lütfen eşyalarınızı trende unutmamaya
dikkat ediniz...

Trene yeni binen yolcularımız, sizin de çok güzel bir yolculuk geçirmenizi diliyoruz...

Küçük bagajlarınızı koltuklarınızın altına koyabilirsiniz... Bu arada unutmayın yolculuk sırasında sigara içmek yasaktır.

Bunları duyan annesi az önceki cezanın işeyaradığından memnun
gülümserken oğlan konuşmasına devam etmiş:

...Ayrıca iki saatlik rötar yüzünden mutfaktaki orospu adına hepinizden özür dileriz...!!


Ahmet sarayın hizmetkarlarından biri.. Yıllardır Kraliçeyi görür ve onun gögüslerine hayran olurmuş..

Artık bir saplantı halini almış Kraliçenin gögüslerine dokunmak.. Tüm cesaretini toplayıp harem ağasına açılmış..

- "Bana sultanın göğüslerini koklat. Ömur boyu biriktirdiğim bin altın senin" demiş.

Harem ağasının aklı yatmış bu karlı işe. Kenar mahallelerde tanıdığı bir simyaci - büyücü karışımı bir kadın varmış. Ona gidip bir losyon hazırlatmış ve bu losyonu, sultanın o gün banyodan sonra giyeceği
korseye iyice sürmüş.

Sultan çıplak tenine korseyi takınca, losyon etkisini hemen göstermiş. Göğüsleri yangın yeri gibi yanmaya başlamiş. Saray doktorları merhemlerle, ilaçlarla çare bulamamışlar.

Sultan acıdan, kaşıntıdan, yanmadan ölecek. Harem ağası ortaya çıkmış ve padişaha "Saray hizmetkarlarından Ahmet, derdinize derman olabilir. Onun salyası, herşeye iyi geliyor. Tek care, Ahmed'in dili.

Kralicemizi ancak o kurtarır, eğer siz izin verirseniz" demiş. Padişah çaresiz çağırmış Ahmet'i hareme. Ahmet bir saate yakın sultanla yalnız kalıp muradına ermiş.

Ne var ki söz verdiği halde 1000 altını harem ağasına vermeye yanaşmamış. "Bu olayı açıklarsan ikimizin de kellesi gider. Bunu göze
alamazsın. Hadi bakalım, çek arabanı" demiş, harem ağasına.

Çok kızmış harem ağası.. Öyle kızmış ki.. Ertesi gün aynı yakıcı losyonu padişahın, banyodan sonra giyeceği donuna iki kat sürmüş...




Bir tavsan ormanda kosarken , esrar saran bir zürafa görür. Ona :

- Dostum Zürafa , içme bunu, sagligina zararli, kosalim form tutalim
der ve baslar bunlar kosmaya.

Biraz sonra kokain çekmeye hazirlanan bir fil görürler ve

- Fil arkadasim , kokaini birak , gel bizimle kos beraber form tutalim,
diyerek ikna eder.

Biraz kostuktan sonra kendine eroin enjekte etmeye hazirlanan aslani görürler.

- Sevgili aslan kardes , batirma kendine bunu , gel bizimle kos sana da iyi gelir, der ve aslan yaklasir tavsana ve yumrugunu indirir tavsanin suratina.

Digerleri saskin
- Niye yaptin bunu , iyiligimizi istiyordu.

- Bu salak her extacy aldiginda ormanda deli gibi kosturuyor bizi....



Oniki yaşındaki oğlan ondört yaşındaki amcaoğluna soruyor:
- Abi ablam nişanlanıyor biliyorsun...
- Yaz sonu nikah varmış, bizim evde de konuşuyorlardı.
- Ben sana bir şey sormak istiyorum...
- Söyle...
- Bu nişan dedikleri ne? Evde sordum, 'Eh evlenecekler işte' diyorlar ama nişanlanınca ne oluyor, onu anlayabilmiş değilim.
- Hıııım... Zor soru, bak ben sana bir örnekle anlatayım...
- Dinliyorum.
- Diyelim ki Şubat'ta yarıyıl karnesini aldın, hepsini pekiyi getirdin. Sana bir bisiklet alıyorlar ve 'Haziran'da bütün dersleri pekiyi getir, sınıfı geç, bu bisiklet senin' diyorlar. İşte Şubat ile Haziran arasındaki o süre var ya, bisiklet senin ama binemiyorsun; o süreye 'nişanlılık dönemi' deniyor.
- Haa şimdi anladım, bisikletin var, evde duruyor; sen ona bakıyorsun o sana bakıyor; ama binemiyorsun ta ki sınıfı geçene kadar. Peki dokunmaya izin var mı?
- Vallahi onu ben de tam bilemiyorum; binmek kesinkes yasak da, galiba ziliyle oynayabiliyorsun!..


Temel bir gun yanina torununu almis ve askerlik anilarini anlatmaya baslamis:
-Ben askerlik yaparken savas cikti ve bizi savasa gonderdiler. Nasil savasiyoruz, nasil savasiyoruz,``Aslanlar ``gibi. Basimizin uzerinden mermiler sinek gibi vizildiyarak geciyor. Dusmanlari bir bir olduruyoruz. Derken bir pusuya dustuk ve bizi esir aldilar.

Biraz sessizlikten sonra devam eder;
-Gunler sonra dusman ordularinin komutani geldi basladi,
-Iki seceneginiz var!!! Ya hepinizi oldururuz, yada hepinizi domaltip s*eriz. dedi.

Temel`in torununun gozleri parlayarak;
-Ee sonra dede...
Temel şok olmuştur, lafi agzinda kacirmistir ve epeyce duraklar,
-Sonra hepimizi oldurduler...


Adamin biri arabasiyla yola cikmis. Bir golun kenarindan gecerken kirmizi elbiseli bir adam elini kaldirmis, durmasini isaret etmis. Adam arabasini durdurmus.Kirmizi elbiseli adam:

-"Merhaba, ben ormanin kirmizili ibnesiyim,

Karnim cok ac. Bana yiyecek bir seyler verir misin" demis.Adam bir parca ekmek vermis tesekkurleri kabul edip yola cikmis.Daglik bir bolgeden gecerken karsisina sarilar icinde bir adam cikmis.Elini kaldirip adama durmasini isaret etmis.

-"Ben bu dagin sarili ibnesiyim. cok susadim. Suyun var mi?" demis.Adam bir sise su vermis yola devam etmis.Yol asfalta cikmis. Bir zaman gectikten sonra mavi elbiseler icinde bir adam el kaldirmis, durmasini isaret etmis.

Adam sinirlenmis :

- "Soyle bakalim asfaltin mavili ibnesi, Ne istiyorsun"

- "Ehliyet ve ruhsat".



TEMEL BIR YARISMAYA KATILIP KAZANIR, VE KENDISINE BIR
KITAP HEDIYE EDILIR. KITABIN ADI DA DUZ MANTIK TIR.
TEMEL HEDIYEYI ALIRKEN SORAR;
-bu kitapta ne yaziyo?
-okuyunca ogrenirsin...
-ben onunla ugrasamam anlat bakiim sen bana?
-ok bak simdi;senin evinde akvaryum var mi mesela
-evet var...
-o zaman icinde su da vardir?
-evet var...
-içinde su varsa balik da vardir....
-evet var...
-balik varsa hayvanlari da seviyosundur sen?
-evet....
-hayvanlari seviyosan insanlari da seversin heralde?
-evet
-o zaman senin sevgilin de vardir?
-evet var
-yasli gorunuyon o zaman senin karin vardir?
-evet var..
-e karin olduguna gore de homoseksuel diilsindir?
-evet...
-bak gordun mu?...

temel cok etkilenir! kitabi alir koltugunun altina eve dogru giderken
dursun'u gorur... dursun'a sorar;
-temel o ne?
-duz mantik kitabi!
-nasi bisiy bu anlat bakiim...
-bak simdi;
-sizin evde akvaryum var mi?
-yook!
o zaman sen ib.nesin........


Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen saga çekmiş ve polis gelmiş: 'buyrun memur bey?'

'beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz'
'yok efendim sadece bip yaptı, ben de sarji mi bitiyor diye baktım' karısı lafa atlamış:
'aaa yapma hayatım.. yarım saattir ortagınla iş görüşmesi yapıyordun telefonda'
Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş:
'beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz? ??'
'memur bey takmıştım ama sizin geldiginizi görünce durduktan sonra çözdüm'
Karısı yine atlamış: 'aman şekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın mı acaba....'
Adam kadına bi tane patlatmamak için kendini zor tutarken;polis bu sefer de arabayı incelemeye başlamış vee... -'beyefendi bakar mısınız sag sinyaliniz de kırık'
'aaaa.. kırık mı?? sabah yola çıkarken kontrol ettim kırık diildi...yolda oldu galiba, hiç de farketmedik' karısı çenesini tutamamis yine:
'amma da attın kocacıım, sana 3 haftadır söylüyorum artık şu kırık sinyalin icabına baktır diye.....'
Adam en sonunda dayanamamış bagırmış:
'bana bak sen susucak mısın çakıcam şimdi suratının ortasına!!'
Polis kadına sormuş: 'hanımefendi eşiniz size hep böyle mi davranır?'
Kadın cevap vermiş:
'yok canım....sadece alkollu oldugu zaman.....



Kayserili'nin biri Ilahiyat okumak icin Misir'a
EL-Ezher üniversitesine gitmis. Yedi senelik okulu memleketine hasret
kaldigi icin alti sene sonra birakmak istemis. Hoca'si buna üzülmüs
ve ona demiski:

- "Oglum gel bir sene daha okuda Islam'da siyaseti ögren"Yok bizim Kayserili israr etmis, bana siyaset miyaset lazim degil demis.
Kayserili köyüne geldikten sonra Camiye gitmis ve hocanin vaazini
dinlemeye baslamis, duyduklari ögrendiklerinin tam tersiymis, hoca
kafirlerden dinsizlerden bahsediyormuski, bizim kayserili ayaga kalkmis
ve hocaya:

- "Hocam anlatdiklarinizin hepisi yanlis" demis. Bunun
üzerine hoca:

- "Aha kafirin teki'de bu" demis ve bütün cemaat
bizim kayserilinin üstüne yürümüs. Canini zor
kurtaran kayserili hemen Misir'a geri dönüp basindan gecenleri
hocasina anlatip son senesini okumus ve tekrar köyüne dönmüs.
Yine Cami'ye girmis ve ayni hoca'yi dinlemeye baslamis. Bir müddet
sonra ayaga kalkmis ve:

- "Hocam kusura bakmayin gecen sene cok büyük
bir hata yaptim, Misir'da hocam'la konustum, siz hakliymissiniz, hatta sizden bir kil koparan Cennete gidecekmis" deyince bütün cemaat ayaga kalkip hocanin üstüne yürümüsler


Gözleri kör yalnız ve yoksul bir Kayserili kırlarda başıboş dolanırken bastonuna değen sihirli lambayı alıp içinden Cin çıkarmayı başarmış.

Bu işten hayli bıktığı belli olan Cin Kayseriliye şöyle bir baktıktan sonra;
- "Senin hayli isteğin vardır; şimdi sen gözlerin açılsın istersin, zenginlik dilersin, evlenmeyi arzularsın, ama uğraşamam. Sadece bir dileğini yerine getireceğim. Iyi düşün ve ne isteyeceksen iste." demiş.

Kayserili biraz düşündükten sonra dileğini söylemiş;
-"Çocuğumun saatlerce altınlarımı saymasını görmek istiyorum. "




...Ve Tanri kadını yaratti. O da kalkti kaynana oldu

Allah kadını yarattı,erkek Allah yarattı demedi.

Love: aşk, Lavuk: aşık



Umarım seversiniz....

verdonking

Yararlılık Puanı : 0
Mesaj Sayısı : 67
Erkek
Yaş : 26

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: bi kaç fıkraa

Mesaj tarafından hythloth Bir Çarş. 17 Ara. 2008 - 23:35

cok begendim hele su temelin askerlik anısını anlattıgı fıkrayı

hythloth
hythloth
hythloth

Yararlılık Puanı : 614
Mesaj Sayısı : 3990
Erkek
Yaş : 26

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: bi kaç fıkraa

Mesaj tarafından straw-hat Bir Perş. 25 Ara. 2008 - 13:09

aynen en süperleri oudu ..

_________________



straw-hat
Moderatör
Moderatör

Yararlılık Puanı : 415
Mesaj Sayısı : 1322
Erkek
Yaş : 26

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: bi kaç fıkraa

Mesaj tarafından Kaoru... Bir Ptsi 2 Şub. 2009 - 20:37

hepsi süper hepsine bayıldım!!!!^^

Kaoru...

Yararlılık Puanı : 0
Mesaj Sayısı : 18
Kadın
Yaş : 27
Nerden : İstanbul
Hobi : pc oyunları, animeler
Lakap : japon çekirdeği^^

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: bi kaç fıkraa

Mesaj tarafından drakor Bir Salı 13 Tem. 2010 - 11:01

çooook güzel hepsi kayseri falN

drakor

Yararlılık Puanı : 4
Mesaj Sayısı : 4
Erkek
Yaş : 27

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: bi kaç fıkraa

Mesaj tarafından Sponsored content Bugün 14:05


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz